1

Posted by PolimerNedir | Posted in Teknoloji, Üretim Teknolojisi | Posted on 26-02-2010

Son 10 yıldır gelişen nanoteknoloji sayesinde kozmetik ürünlerinden yapı malzemelerine kadar birçok alanda kullanılan nano-parçacıklar, kendi kendini temizleyen seramikler ve antimikrobiyel kremler gibi gündelik hayatta karşımıza çıkıyorlar. Ancak son yıllarda yapılan araştırmaların bir kısmı nanoparçacıkların insan sağlığını tehdit edebileceğini öne sürüyor. Fiziksel katkılarından feragat etmeden ve insan sağlığını da tehdit etmeden kullanımına devam edilmesi düşünülen nanoparçacıklar, polimer molekülleri kullanılarak kimyasal olarak kararlı halde tutulmaya ve insan sağlığını bozmadan yeni ve hali hazırdaki uygulamalarda kullanılmaya devam edebilir.

NanoparçacıkGümüşün antimikrobiyel özellikleri uzun yıllardan beri bilinir ve bu sebeple birçok ticari üründe gümüş katkılar bulmak mümkündür. Antimikrobiyel özelliği sayesinde gümüş nanoparçacıkları tekstil endüstrisinde, yer kaplamalarında ve boyalarda kullanılıyor. Ancak çok küçük boyuttaki (metrenin milyarda biri) gümüş nanoparçacıklarının sağlığa zararları konusunda kesin bir sonuç henüz yok. Karbon nanotüplerin ve titanyum dioksit gibi nanoparçacıkların ise insan sağlığına zararlı olduğunu gösteren araştırmalar bulunmaktadır. Bu sebeple kullanılan her nanoparçacığın da benzer bir yaklaşımla ele alınması ve muhtemel zararlarına karşı stabilize edilmesi (kararlı hale getirilmesi) gerekir.

Gümüş nanoparçacıkların son zamanlarda üretilen bazı böcek ilaçlarında kullanıldığı anlaşılınca, gümüş parçacıkların da toksizitesi (toksiklik derecesi) yeniden gözden geçirilmeye başlandı. Yapılan araştırmalardaki başlıca merak konusu, gümüş parçacıkların gümüş iyonu ve gümüş metali olarak farklı hallerde bulunduğu zaman ne derece zararlı olduklarını kapsıyor. Çözünürlüğü yüksek tuzlar oluşturabilen gümüş iyonlarının bazı araştırmalarda DNA’ya zarar verdiği gözlemlenmiş.

Finlandiyalı araştırmacıların sentezlediği yeni polimerler sayesinde, gümüş nanoparçacıklara bağlanan polimer zincirleri ile nanoparçacıklar kararlı halde tutulabiliyor. Helsinki’de geliştirilen sentez yöntemi, gümüşün olası toksik etkisini azaltıyor. Gümüşü stabilize eden bileşenler, zincir sonunda reaktif tiol grubu içeriyor. Gümüşe bağlanmakta etkili bir grup olduğu bilinen tioller sayesinde, gümüşün polimer moleküllerine bağlanması ve koloid yapıda stabilize edilmesi sağlanıyor. Şimdilik boya gibi kaplama uygulamalarında kullanılan gümüş nanoparçacıkları için uygun olan bu sistemdeki polimer zinciri, yumuşak ve kauçuğumsu yapıda bulunan akrilat bazlı bir kopolimerden oluşuyor. Kopolimerin suda çözünen bloğu, gümüş iyonlarının su-sevmeyen kaplamadan kurtulmasını sağlayarak gümüş nanoparçacıklarının kontrolsüz salınımını engellemiş oluyor.

Her ne kadar gümüş, gümüş iyonları ve gümüş nanoparçacıkları zararsız olarak bilinse de, son yıllarda yapılan çalışmalarda alınan sonuçlar nanoparçacıkların memeli hücrelerine girebildiğini ve genetik özellikleri etkileyebildiğini gösterdi. Bunu temel alırsak, gümüş nanoparçacıklarının da olası zararlarına yönelik önlem almak ve gümüş nanoparçacıklarının kullanıldığı uygulamalarda insan hücrelerine geçişini engellemek gerekmektedir. Bu noktada, teknolojik gelişimi sağlayacak polimer bilimi, daha doğrusu polimer molekülleri, esnek kullanım alanları sayesinde insan sağlığını tehdit etmeden nanoteknolojiyi gündelik hayatta kullanmamızı mümkün kılacak.

Kaynak: ScienceDaily (Şubat 2010)

Resim: ChemistryBlog

Nanoteknoloji ile ilgili diğer haberler için,

Polimer Nanokompozitlerin Bugünü ve Yarını

Enerji Üreten Polimer-Seramik Kompozitler

Kendi Kendini Tamir Eden Yıldız Polimerler

Kanamayı Durduran Nanoteknoloji

Daha fazlası için…

Bu yazı toplamda 284, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorumlar (1)

polimer maddeler benim konum burada cok güzel bilgiler var tesekkür ederim

Yorum yaz