0
Posted by PolimerNedir | Posted in Biyopolimer, Teknoloji | Posted on 05-01-2010
Mutfak tezgahı gibi ürünleri yerine oturtmak için kullanılan yapışkanların yerine bitki-bazlı alternatifleri kullanıldığı takdirde, hem daha sağlıklı ürünler elde edilebilir hem de biyo-yakıtların ekonomik açıdan uygulanabilirliğinin artması saglanır.
Amerika’daki Kansas Eyalet Üniversitesi’nde biyo-bazlı malzemeler üzerine araştırmalarını sürdüren bir grup bilimadamı, soya fasülyesi, mısır, süpürgedarı (sorgum) ve biyo-yakıt gibi mamüllerin yan ürünlerinden biyo-bazlı yapıştırıcı üretmeye çalışıyor.
Laminant mobliya, mutfak ve banyo tezgahı gibi yapı malzemelerinin büyük çoğunluğunda formaldehid ya da izosiyanad bazlı yapıştırıcılar kullanılıyor. Izosiyanad-bazlı yapıştırıcılarin zehirleyici (toksik) malzemeler olduğu biliniyor. Formaldehid-bazlı yapıştırıcılar ise nemli ortamlarda bileşiklerinde bulunan karbon ve aozt bağlarının iki taraflı tepkimeye girmesi sebebiyle etrafa formaldehid yayıyor ve bu sebeple sadece bulunduğu ortamın hava kalitesini bozmakla kalmıyor, insan sağlığını da tehlikeye atıyor.
Madalyonun diğer yüzünde ise büyümekte ve gelişmekte olan biyo-yakıt endüstrisinin ekonomik olarak uygulanabilirliği var. Biyolojik organizmalardan üretilen biyo-yakıtları üretmeye harcanan enerji hala biyo-yakıtların ürettiği enerjiden fazla bu sebeple de biyo-yakıt üreticilerinin yapışkan gibi yan ürünlere ihtiyacı var. Biyo-yakıt hammaddeleri sadece şekerden oluşmuyor, lignin ve protein gibi diğer malzemeler de içeriyor. Yani, biyo-yakıt elde edildikten sonra çok fazla atık malzeme kalıyor. Bu atıkları kullanarak yeni malzemeler üretmek ve biyo-yakıt sanayisini ekonomik bir dengeye getirmesi gerekli.
Selüloz bazlı biyo-kütlelerin temel atığı olan lignin, bitkilerin ayakta durmasını sağlayan bir nevi iskelettir diyebiliriz. Ligninin bu özelliği onu iyi bir polimer kaynağı yapıyor ve kimyasal yapısında bulundurduğu aromatik bileşikler ve birçok fonksiyonel grup sayesinde, özellikle yapışkan olarak kullanılması açısından ümit verici bir hammadde. Ayrıca, bitkisel yağların sahip olduğu özellikler, basınçla harekete geçen yapışkan üretiminde kullanılmalarına da imkan veriyor.
Grubun geçtiğimiz Ağustos ayında yayınladığı araştırma sonuçları samandan ve soya bazlı yapışkandan oluşan, içinde hiçbir zararlı kimyasal içermeyen, yenilebilir bir “fıçıyı” inceliyor. Ticarileştirilmiş bu ürün, tarım alanlarında havyan yemi saklamak için kullanılıyor ve hayvanlar yemler ile beraber fıçıyı da yiyebiliyor. Böylece, eskiden kullanılan plastik ya da teneke fıçıların temizlenmesi için harcanan zaman ve maliyetten tasarruf edildiği gibi yenilebilir fıçı sayesinde çevreye olan zarar da minimuma indirgeniyor.
Biyo-bazlı malzemelerin hızla gelişmeye ve yayılmaya başladığı günümüzde, buna benzer çalışmalar ile, biyo-yakıtların ve biyo-plastiklerin yan ürünlerinin kullanılabileceği yeni alanlar yaratmak hem çevreye olan duyarlılığı arttıracak hem de plastik endüstrisinin petrol rezervlerine olan bağlılığının azalmasını sağlayacaktır.
Kaynak: ScienceDaily (Kasım 2009)
Biyo-polimerlerle ilgili diğer haberler için,
Kanamayı Durduran Nanoteknoloji
Tek Basamakta Poli(laktik asit) Sentezi
Biyo-Plastikler Geleneksel Polimerlerin Yerini Almaya Hazırlanıyor
Bu yazı toplamda 176, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
